Ara

Koşu Kadını

Hızlı adım atma ve ötesi

Ay

Nisan 2014

Zor mu? Hiç de değil!

Benim aldığım enerji ve adrenalini, çevremdekiler de hissetsin isterim hep. Ama birine “koşmuyor musun?” diye sorduğumda aldığım en sık cevaplar: “Yok ya ben koşamam, tıkanıyorum”; “en fazla 10 dakika koşabiliyorum, sonra olmuyor” ya da “koşacak yer mi ya!” Bu cevaplar tanıdık mı? Bu cümleler bence bahane olmamalı. Herşeyin bir çözümü var!

Yeni başlayanlar:
Koşmak bir nevi hızlı adım atmak değil mi? Yürüyebiliyorsak, elbette koşabiliriz. Önemli olan saatlerce koşmak değil elbette. Belirli bir tempoda ve belirli bir süre “hızlı adım atabilmek”. İşte bu nedenle, bir eşofman bir spor ayakkabı çekip, yürüyüşe çıkıyorsanız, pekala koşabilirsiniz. Çabuk yoruluyorum diyorsanız da, cevabım: tabiki yorulacaksınız! Biz bir maratoncu değiliz. 10 adımla başlar, 1000 adım olur, sonra bir bakmışsınız 10000 adım koşabiliyorsunuz (tahmini 10000 adım 5km denebilir). Bu nedenle, yorulduğunuz anda yürümeye başlayın, dinlenince tekrar hızlanın. Hiç de zor değil!

zordegil

Okumaya devam et “Zor mu? Hiç de değil!”

Türkiye’de kadın olarak koşmak

Bugüne kadar okuduğum çoğu yazı, erkeklerin koşması ya da aktif spor yapması üzerineydi. Türkiye’de, özellikle birkaç okunabilir dergi (ki onların da hedefi tamamen koşmak değil), gazeteci ve blog dışında kadınların koşması üzerine yazı bulmak çok da kolay değil.  Zaten, yarışlardaki koşan kadın ve erkek sayısına bakıldığında bile, kendi kendimizi yeteri kadar cesaretlendirmiyor olabiliriz. Örneğin, 2013 İstanbul Maratonu‘nda, 10Km koşan kadın sayısı 1368 iken erkek sayısı 1857 olmuş. Aradaki fark, 15K ve maratonda daha da fazla. Bunun fizyolojik ve daha başka pek çok sosyolojik sebepleri tabiki olabilir, ama bizim en çok ihtiyaç duyduğumuz şey cesaret ve özgüven.

İşte bu yüzden, başkalarının ne dediği değil de, bizim ne düşündüğümüz ve istediğimiz önemli. Erkek egemen bir toplumda, “kadın olarak koşmak” için aradığınız cesareti bu sayfalarda bulabileceğinizi umuyorum.

Neden “Koşu Kadını”?
“Kadın” sözcüğünü kullanmak okuyanlara biraz garip gelebilir. Ancak insanların birine “kadın” demeyi ayıp bulmasını da ben garipsiyorum. Hatta “bayan” sözcüğünü de evli olup olmadığını bilinmeyen insanlara söylenmesini pek sevmiyorum. Hem de “hanımefendi” gibi güzel bir sözcük varken. Kadın sözcüğünün cinsiyetçi bir biçimde kullanıldığı “kız mıdır kadın mıdır belli değil” cümlesini de unutmamak gerek. İşte tam da bu cinsiyetçi ayrıma tavır koymak için kendime koşu “kadını” dedim. Ayrımcılık yapmadan koşmak dileğiyle…


 

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑