Ara

Koşu Kadını

Hızlı adım atma ve ötesi

Ay

Nisan 2015

Bir İznik Ultra Macerası

Koşu Kadını sayfasında çoğu zaman kişisel deneyimlerimi paylaştım ama İznik Dağ Maratonu’nu koşan Betül, yaşadıklarını yazdı; bana da paylaşmak düştü! Keyifle! (Armağan)

Bir İznik Ultra Macerası

Başlangıç
Sene 2014 yani geçen sene iki arkadaşımın ‘İznik Ultra da Dağ maratonu koşacağız .’ demesiyle başladı aslında İznik maceramız. Hacettepe Üniversitesi Mağaracılık Topluluğu (HÜMAK) tan arkadaşım Yağmur’la ‘madem koşamıyoruz biz de gönüllü olalım.’ diyerek dâhil olduk ucundan. Sonrasında da Armağan (nam-ı değer Koşu Kadını) katıldı gönüllülük ortaklığına. Bir perşembe akşamı düştük yollara. Gönüllü olmanın, bir organizasyonun görünmeyen yüzünde çalışan insanların, günlerce azıcık uykuyla hatta bazen de hiç uyumadan sürekli koşturmak durumunda olduğuna tanık olduk, hatta koşturduk. Herkesin heyecanına, başarısına, mutluluğuna ortak olduk.

Yarışlar bitip Ankara’ya dönüşe geçerken ‘burada koşsaydık daha az yoruluruz .’ diyorduk. Zaman geçtikçe İznik’te koşma fikri düşüncede kalmaktan çıkıp gerçek olmaya başladı. Koşuyla tanışmamı sağlayan Ahmet’le dağ maratonu başvuruları yaptık, kalacak yerler taaa Kasım ayında ayarladık ki, siz de katılacaksanız geç kalmayın yer kalmama olasılığı çok fazla.
Okumaya devam et “Bir İznik Ultra Macerası”

Tipik Koşucu Sakatlıkları ve Belirtileri

Yarış sezonu çoktan açıldı. Baharın gelmesiyle de yurdun dört bir yanında çeşitli mesafelerde yarışlar var. E tabi biz de hem eğlenebileceğimiz hem de antrenmanların sonuçlarını görebileceğimiz yarışlara kayıt olmaya başladık. Neredeyse her hafta sonu, bir yarışta ekipten birileri koşuyor olacak. En büyük amacımız ise sakatlanmadan en iyi derecelerimizi koşabilmek.

Amatör bir koşucu olarak en büyük korkum, hedefe ulaşmak için yapılan antrenmanlarda sakatlanmak. Ki benim de çok sık belirli sakatlıklar geçirdiğim ve de “hala” sakatlanabildiğim düşünülürse, yeteri kadar önlem alamadığımı itiraf etmeliyim. İki hafta önce de bir koşudan sonra, sol ayak bileğimde iki gün üst üste geçmeyen bir ağrı olduğunda “eyvah” dedim; “aşil gitti!”. Hemen Ankara Üniversitesi Spor Hekimliği’nden  randevu alındı ve 2 gün boyunca sadece yüzme, sabah akşam buz- jel şeklinde devam eden kendi kendimi tedavi yöntemlerinden sonra doktora gittiğimde hiç ağrım kalmamıştı, ki bu çok anlamlı olmadı aslında. Doktora yaptıklarımı anlattım. Doktor da iyi bir muayeneden sonra “doğru şeyler yapmışsın, geçmiş” dedi. Neyseki aşil değilmiş ama aşırı yüklenmekten (her zamanki gibi) kas kasılması olmuştu. Tabi kendi kendimi tedavi etmiş olmam da iyi bir durum oldu.
Okumaya devam et “Tipik Koşucu Sakatlıkları ve Belirtileri”

Önce Şehrini Ateşle, Sonra İstanbul’u

Sosyal medya hesaplarımızda son zamanlarda en çok gördüğünüz kelimelerden biri olabilir “ateşle” kelimesi. Özellikle “igniteankara” (Ankara’yı ateşle) etiketini neredeyse tüm paylaşımlarımızda kullanır olduk. Ankara Koşuyor ekibi ve Koşu Kadını olarak, şehrin farklı noktalarına gidip, yeni koşucularla tanışıp, şehri koşarak “ateşlemeye” başladık. Bu da, başlangıçta ODTÜ ‘de kurulmuş ekibimize farklı noktalardan bize katılmak isteyen koşucularla buluşmayı sağladı. Her Cumartesi, kendimize belirlediğimiz Anıttepe, Ümitköy, Dikmen Vadisi veya ODTÜ rotalarından birinde oldukça yavaş tempoda koşuyoruz. Bize katılmak isterseniz, sosyal medya hesaplarımızı takip etmeniz yeterli.

ignite1
Okumaya devam et “Önce Şehrini Ateşle, Sonra İstanbul’u”

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑