Bir ayı geçen bir süredir, bu sayfada yazı paylaşmadım. Aslında bu süre zarfında hem kendimi dinledim hem de vücudumu aktif olarak dinlendirdim. Bunun altında yatan bazı nedenler vardı.

Öncelikle, 26 Nisan 2015’te koştuğum İstanbul Yarı Maratonu benim için bir hayal kırıklığı oldu. Elbette o zamana kadarki ilk ve en iyi yarı maraton yarışımı koşmuştum, mutluydum. Ama iş sayısal verilere geldiğinde, bu işte bir terslik olduğunu düşündüm. Özellikle, ortalama nabzımın olması gerekenden çok daha fazla olduğunu söylenip, “bu nabızla daha iyi koşmalıydın” dediğinde benim için işler tersine döndü. Antrenman nabızlarımı, sürelerimi sürekli kayıt altına almam da, ne kadar çok efor sarf edip kendimi yorduğumu bir kez daha gözümün önüne serdi. O zamana kadar hiç bu gözle bakmamıştım. Sonrasında okuduğum, beden eğitimi ve spor bölümlerinin de sıkça referans verdiği, Bompa’nın “Periodization Training for Sports” kitabı resmen hayatımı değiştirdi.

2015-06-08 11.44.08
Okumaya devam et “Kalbim Koşuda Kalsın”